Girişimciliğin Kuralı Tüm Gün Çalışmak

Aslıhan Çoban

2020 Ocak ayında kurulan biyoteknoloji firması MEDHOM‘un kurucusu Aslıhan Çoban, girişimcilik fikrinin ortaya çıkış sürecini ve gelecek planlarını Girişimup okurları için anlattı. Girişimciliğin önemli kuralının, tüm gün çalışmak olduğunu belirten Çoban, yeni girişimcilere önemli tavsiyelerde bulundu.

İşinizi kurmadan önce neler yapıyordunuz, kendi işinizi kurma fikri nasıl ortaya çıktı?

MEDHOM’u kurmadan önce biyoteknoloji alanında ar-ge sorumlusu ve üretim müdürlüğü görevlerini gerçekleştirdim. Bu görevlerim esnasında da akademik kariyerime devam ediyordum. Gazi Üniversitesi Tıbbi Biyokimya alanında yüksek lisansımı tamamladım. Şu anda da Ankara Üniversitesi Tıbbi Biyokimya bölümünde doktora eğitimime devam etmekteyim.

Özel şirkette edindiğim deneyim ve bilgi birikimim aynı zamanda akademiyle iç içe olmam beni bir şeyler üretmeye yönlendirdi. Araştırmaya, okumaya ve denemeye başladım. Aklıma gelen yeni fikirleri hayata geçirmek, ortaya çıkan ürünleri kendi sahasında uygulamak kısacası geliştirirken aynı zamanda da otomasyona uyarlayıp üretebilmek gerektiği çok açıktı. Bu zorlu bir maratondu ve mutlaka bir yerden başlamak gerekiyordu. Bu amaçla ileride kuracağımız MEDHOM firmamız için, ben ve ortağım bir sene boyunca yapılacak Ar-Ge denemeleri, geliştirilecek projeler ve bu projelerin hayata geçirilmesi ile ilgili, tüm aşamaları ince ince dokuduk. 2020 yılında kontrollü ilaç salımları ile ilgili yazmış olduğumuz projede 1512 TÜBİTAK desteği almaya hak kazandık. Bu destek ile Gazi Üniversitesi Teknokent yerleşkesinde MEDHOM Malzeme, Biyoteknoloji ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi’ni kurduk.

Bir inovasyon şirketinin olmazsa olmazının ekip teknik yeterliliği

İşinizi kurarken kendinize ortaklar buldunuz mu? Bu ortaklar işinize nasıl bir katkıda bulundu?

Alanlarında uzman bir ekip olduğunda yenilikleri yakından takip ediyor, problemleri saptayıp teknolojik çözümler üretebiliyorsunuz. Bir inovasyon şirketinin olmazsa olmazının ekip teknik yeterliliği olduğu kanısındayım. Ekibimiz bu yüzden dinamik ve yeni gelişmelere açık. Bu yolda MEDHOM’a, tıp doktoru, malzeme ve kimya mühendisi olmak üzere çekirdek bir ekip eşlik ediyor diyebiliriz.

Ütopik gibi görünen şirket kurma fikri hayal olmaktan çıktı

İşinizi kurarken bir iş planınız var mıydı? Bu planınıza uygun davrandınız mı?

Yaklaşık 10 yıldır kendi işimi kurmayı planlıyordum. Ortaya konulan projenin yenilikçi, güvenilir ve pazar tarafından sahiplenilip kullanılması gerekiyor. Ben de fikirlerimi, aklımdakileri hep yazdım. Her biri için maliyet ve pazar araştırmaları gerçekleştirdim. Bu iş planları doğrultusunda harekete geçmek için tek ihtiyacım sermayeydi. Çünkü artık arge – ürün – satış döngüsü hakkında belli bir bilgi birikime sahiptim. TÜBİTAK bize sermaye anlamında fikirlerimizi ortaya çıkarabilmek adına güç verdi. Daha önceden bize ütopik gibi görünen şirket kurma fikri hayal olmaktan çıktı ve bu alanda oyuncu olmanın sadece kendine güvenmekle olduğunu anladım.

Girişiminizin ilk dönemleri nasıl geçti? Ne gibi sıkıntılar çektiniz.

Aldığımız TÜBİTAK teknogirişim sermayesi desteği sayesinde şirketimizi kurduk ve ilk projemiz için kollarımızı sıvadık. Çok güzel sonuçlar elde ettik, motivasyonumuz tam bir şekilde yeni projelerimizi de hayata geçirdik. Tabii bu süreçte bazı zorluklar yaşamadık değil. Yaptığımız iş, çok özellikli bir alanda, bu yüzden bünyemizde çalışacak kişileri kendimiz yetiştirmemiz gerekiyor. Bu süreç zaman alan bir süreç ve bu süreci yönetmek zordu. Herkesin sorumluluklarının bilincinde olduğu ve takımın herkesin sorumluluklarının bilincinde olduğu ve takımın parçası olarak hareket ettiği bir ekip oluşturmak için emek vermek ve özverili davranmak gerekir. Bu süreçte hem öğrettik hem de çok şey öğrendik. Şirketimizin temellerini bu şekilde sağlamlaştırmış olduk.

İşinizi ne kadar sermaye ile kurdunuz? Sermayenizin kaynağı neydi?

TÜBİTAK proje desteği ve öz sermayemizle yola başladık.

Dışarıdan destek aldınız mı? Dış destek size ne gibi yararlar sağladı?

İTÜ ve Koç Üniversitesi teknoloji geliştirme bölgesi ekipleri bir diğer desteğimiz oldu. Özellikle reklam ve mentor desteği anlamında kendi başımıza birkaç yılda katedeceğimiz yolu birkaç ayda bize hem yol göstererek hem de tanıtımımızı yaparak sağladı. Yaptığın işi sunabilme, daha çok insana ve yatırımcıya ulaşabilme girişimcilikte en önemli araçlardan, bunun için çok çalışmak ve en önemlisi bu tarz kuruluşlarla iş birliği içerisinde olmak gerekiyor.

Girişimcilik hayatınızdaki en iyi ve en kötü anları nelerdi?  

Bu yolda adım atmaya başlarken hep iyiye odaklandık. Kötü demeyelim de zor zamanlar elbette oluyor. Çünkü hayalinizi karşı tarafa sizin anladığınız şekilde aktarabilmek, düzenin dişlilerinden olabilmek zaman zaman kendinize tekrar tekrar dönüp düşünmenize sebep olabiliyor. Bu da “olmuyor, ne olacak” anlamında değil, “daha iyi nasıl anlatabilirim” anlamında. Sonuçta her şey zıddı ile beraberdir. İyi vakitler olur, kötü zamanlar da. Yeter ki, yaşamaya değer vakitlerde güzel işler ortaya koyabilelim.

Girişimciliğin kuralı tüm gün çalışmak

Günde kaç saat çalışıyorsunuz? Bu çalışma süresi yıllar içinde değişti mi?

Girişimciliğin kuralı tüm gün çalışmak ve biz de öyleyiz. İnovasyon ve argenin olduğu bir atmosferde sadece bedensel olarak iş yerinde bulunmaktan ayrı düşüncelerimizi hep geliştirmeye devam ediyoruz. Yeri geliyor kendimi bir anda laboratuvarda mikroskop başında buluyorum.

Gelecekle ilgili planlarınız neler? İşinizi büyütmek konusunda ne düşünüyorsunuz?

Gelecekte kendi laboratuvarımızı kurmayı çok istiyoruz. Şimdilik atık geri kazanımı, kontrollü ilaç sistemleri, antimikrobiyal yüzey katmanı ve organik kozmetik alanlarında inovatif çözümler üreten projelerimiz ilerliyor. Yenileri zamanı geldiğinde ortaya çıkacak. İnsanların işine giderken severek yaptığı ve motive olduğu bir şirket olmak istiyoruz. Yakında organik kozmetik alanında, hem yara bakımına yardımcı hem de antimikrobiyal etkili jelimizi piyasaya süreceğiz. İnsanlara faydalı olmak en büyük gayemiz, her ürünümüz bizim sorumluluğumuz. İleride binlerce kişiyi istihdam ettiğimiz bir şirket olmayı planlıyoruz.

Tecrübelerinize dayanarak girişimcilikte başarı için en kritik unsurlar olarak neleri görürsünüz?

Girişimcilikte sağlam adımlarla ilerleyebilmenin en önemli noktası, yanınızda sizinle yürüyenlerle adımlarınızın bir olması ve güven.  Çünkü fikir işi yapıyoruz. Karşınızdaki güvendikten sonra dağlar yol olur gider.

İşinizi tekrar kurma fırsatı ile karşılaşsaydınız, neleri farklı yapardınız?

Zaten bu sürecin daha taze zamanlarındayım. Tecrübe, bilgi ve güvenilir ekibimizle daha da güzel işler ortaya koyabileceğimiz inancındayım.

Sizi bir girişimci olarak en çok motive eden faktörler neler?

Fikrin vücut bulması. Bilgiyle sentezlenip bir hayalin gerçek olması. Kısacası benim aklımdaki hayalin başka akıllarda merak yaratması beni mutlu eder.

Rol model olarak aldığınız girişimciler var mı varsa kimlerdir?

Çalışma hayatına başlarken işin tanımı konusunda yol gösteren de göstermeyen de elbette oluyor ve siz onların davranışları karşısında kendi iyinizi buluyor, kendi filminizin kahramanı, yazarı, yönetmeni oluyorsunuz. Rol model değil de geçmişe dönüp tecrübelere bakmak yol almanızı kolaylaştırıyor.

İnsanlık adına yararlı olacak iyi bir fikri olan herkesi sahneye davet ediyorum

Sizce kimler girişimci olmalı, kimler ise girişimcilikten tamamen uzak durmalı?

Bu konuda net bir cevap vermek yola taş atmak olur. Aklında insanlık adına yararlı olacak iyi bir fikri olan herkesi sahneye davet ediyorum.

Yeni girişimcilere tavsiyeleriniz nelerdir?

İster ana yolda trafikte direksiyonda oturun ister tali yoldan yürüyün ama hareket etmekten, üretmekten vazgeçmeyin.  Siz yola çıkın, bir olmaza kanıp asla yoldan vazgeçmeyin.

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here